
Kitabın Adı: Mevlana Felsefesi
Yazar: Hanri Benazus
Mevlana’yı duymayanmız var mıdır? Mevlana hakkında kulaktan dolma bilgilere sahiptim ve onu anlayabileceğim açıklayıcı bir kitap okumak istiyordum. Bu kitap karşıma çıktı. Kitabın yazarının yabancı oluşu dikkatimi çekti önce…Sonra da yazarın Mevlana' yı "çağın ötesini aydınlatan ışık" olarak nitelendirmesi….
Kitabın adı Mevlana felsefesi…Daha önce Felsefe boyutunda düşünmemiştim Mevleviliği…Çünkü zaten Mevlana bizden biriydi ve anlattıkları İslam' ın gereğini yansıtıyordu...
Kitabın adı Mevlana felsefesi…Daha önce Felsefe boyutunda düşünmemiştim Mevleviliği…Çünkü zaten Mevlana bizden biriydi ve anlattıkları İslam' ın gereğini yansıtıyordu...
Kitapta yazar, genel anlamda Mevlananın yaşama, aşka, insana, iyiliğe,dotluğa ,kadere ,vs.. bakış açısını , Mesneviden alıntı yaptığı sözlerle açıklamaya çaılşmış. Kitabın giriş bölümünde Batı dünyası ve Mevlana' yı ele almış yazar. Ve batı dünyasında Mevlananın etkisinin nedenini de şu sözlerele açıklamış :
"Yeni oan durum, günümüzde nüfusun büyük kısmının kendi kültür ve dinlerinin sunduğu cevaplara ve fırsatlara artık inanmıyor olmasıdır. Bu sebepledir ki özellikle Batı Dünyasının insanları , cevapları diğer din ve kültürlerde aramak, yeni yollar bulmak ve yaşamın gerçeğine, sırrına ermek için kendi dar kalıplarının dışına taşma gereği duymaya başlamışlardır. İşte bu noktada Mevlananın diğer tasavvuflardan farklı olarak insanın özüne vurgu yapması etkilemiştir batı insanını"...
Mevlana' nın ölüm yıldönümünün Batı ülkelerinde hatta Japonya'da kutlanıyor olması bu durumu doğrular niteliktedir aslında .
Bizde ise Mevlana; Konya şehrimizle ve sema gösterileriyle özdeşleşmiş bir gelenek olmaktan öteye gidebilmiş midir? Mevlana nın gerçekten ne anlattığını anlamak için araştırma yaptık mı hiç…ya da mesnevisini okuduk mu? Ben bunları yapmadım. Yapanlar vardır mutlaka ama bu kişilerin azınlıkta olduğu ortada. Sedece Mevlana' yla değil; d
Araştırma - inceleme türünde hazırlanmış olan bu kiapta yazar, Mevlana' nın beyitlerine bolca yer vermiş. Bu sözlerden yola çıkarak söyleyebilirim ki; Mevlana, ele aldığı tüm konularda şu iki noktayı vurguluyor : insan ve ilahi Aşk. “Yaratan’ ın her yarattığını sevebildiğin kadar erersin” diyor bizlere…her yarattığını...
Düşünüyorum da dinimizin bir gereği olmasına rağmen ne kadar da uzağız bu anlayıştan. Her varlığı sevmek bir yana çevremizdeki insanlara bile tahammülümüz kalmıyor zaman zaman…Mevlana ise her varlıkta Allah’ı görebiliyor. Her gördüğü şey onu İlahi Aşka götürüyor.Birer Mevlana olabilmek belki mümkün değil ama; onun öğretisini yaşamlarımıza katabilmek mümkün aslında...Yapmamız gereken de bu değil mi?